top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Oguz Goksu
    Oguz Goksu
  • 1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 4 Oca

Evet günlüğüme devam ederken bu gün kafama aldığım bir darbe sonuncu maalesef hafıza kaybı yaşadım ve Zürich de ikinci gelişimle başlayan günlerden bu güne kadar olan zamanı hatırlamıyorum. Her halde güzel geçmiştir. Ama bu günden itibaren Akılımın yettiğince ve yediğime içtiğime dikkat ederek devam yazacağım. Hatırladığım çocuklarım ve Torunlarımla güzel anılarımı ve geçen günlerimi paylaşacağım.

 
 
 
  • Yazarın fotoğrafı: Oguz Goksu
    Oguz Goksu
  • 1 dakikada okunur

İnsanlar bir Ressamın bir bestekarın veya bir sanatçının değerini demeyeyim ama gerçeğini sonradan anlamıştır. Bir Ressamın resmindeki gizemi bulmak veya bir sanatçının bir bestekarın neyi anlatmak istediğini sonradan çözmüşüzdür çoğu kez. İşte artık öyle yapmaya karar verdim.

Bir gün bir adam varmış saf ve zararsız. Tıpkı bir çocuk gibi. Yaşlandığında sormuşlar. Sen Torunlarını küçük çocukları neden bu kadar seviyorsun diye. oda cevaplamış. Çünkü onlar çok saf ve temiz. Nasıl yönlendirirsen öyle olur Sen ne verirsen onunla yetinir. Sana zarar vermez bir tek sevgi bekler. Hatta an olur kötülük yaparsın bir bakarsın unutmuş gelir yanına sokulur. Sevgi bekler şefkat bekler. Hayat öyledir ki İnsan yaşlandıkça çocuk gibi bebek gibi olur. Hatta öylelerini biliyorum ki altı bezlenip bebek gibi beslenenleri bile var.

İşte Bu adam günlerini böylesi saflıkla bazen kayıpla bazen güzelliklerle geçirmiş. Bir tek düşüncesi varmış mutlu olmak mutlu etmek ve mutlu görmek.. Bakalım bu adam neler yaşayacak tekrar ve devam yazmak üzere....

 
 
 
  • Yazarın fotoğrafı: Oguz Goksu
    Oguz Goksu
  • 1 dakikada okunur

Pek konforlu olmayan zaman zaman uyanıp oturarak geçen bir gecenin sabahında yine rutin kahvaltı sonrası ki bu arada kurtulamadığım alışkanlığım sigara illeti ile başladığım güne Bilgisayarın başına geçip yazmaya devam ediyorum.

Evet Günlük mü Masal mı düşünüyorum da Tıpkı bazı Filmlerde başta denir ya hani Bu filmde kişiler ve yerler gerçek değil Hayal ürünüdür diye. O zaman konu hayal yani Masal oluyor. Günlük ise çok farklı. Hani insan günlük tutarken alır kağıdı kalemi eline yazar ve onlar kağıtta kalır. İleride insanlar alıp okurlar. yok etmenin bir yolu vardır yakarsın defteri ve ebedi olarak biter. Bunu da sadece o defteri eline geçenler öğrenir. Halbuki Bilgisayar da hazırlanan bir günlük öyle değil. İnternet üzerinden bir çok kişi ulaşabilir. Ancak silmesi bir tuşa bağlıdır. Günlük yaşadığın anın bire bir yansıtılmasıdır. Eğer isimleri yerleri değiştirirsen bu günlük değil Masal ve Hayal ürünü olur. Hani düşünün bir varmış bir yokmuş la başlayan masallar. Derler ya bir varmış yani bir adam vardı başka bir adam varmış başka. Varmış değince hani yani öyle diyorlar ama gerçek mi bilinmez gibi. Var dı dediğinde ise o bir gerçektir. Düşünün bir film gerçek kişi ve ortamdan uzak diyerek başlayan bu filmde her şeyi tüm çıplaklığıyla ve üzerine ilave yaparak gösterir izletirsin. Tamamen hayali ve gerçek dışı olsa da büyük bir merakla izlenir. Ancak günlüğü İnternet ortamında yayınladığın da bu kişisel hakları yanlış anlamaya sebep olduğunda pek hoş olmuyor. İşte bu sebepten artık Günlük olarak değil de masal gibi yazmaya kişisel hakları korumaya karar verdim. Ancak aldığım darbe sonucu belli bir geçmişimi hatırlayamadığımdan dolayı bu günden itibaren yazmaya devam edeceğim.

Şükürler olsun bu güne de uyandık ve yeni bir gün başladı bakalım neler yaşayacağız.

 
 
 
bottom of page