top of page

Ankara'dan Anılar

  • Yazarın fotoğrafı: Oguz Göksu
    Oguz Göksu
  • 22 Ara 2024
  • 2 dakikada okunur

Samsun’da ayrılık zamanı. Evdeki üç beş Eşya denk yapıldıktan sonra kamyona verildi. Komsularla vedalaşıldı ve Trenle yola çıktık. Ankara’ya ilk geldiğimizde Babamın is yerinden olan bir arkadaşının evinde bir süre misafir kaldık. Biz 5 nüfus onlarda 5 nüfus 3 odalı bir evde yaklaşık 1 hafta kaldıktan sonra nihayet Anıt Kabirin hemen 200-300 metre aşağısında Bahçelievler’de bir kiralık ev bulundu. 3.ncü katta 2 oda bir Salon önü Anıt Kabir e çıkan cadde olan güzel bir ev. Bizim içinse köyden indim Şehir e misali. O zamanın Samsun’u basit bir şehir kaldığımız diğer yerlerde köy ve kasabaydı. Ama Ankara öylemi. Bir Başkent koca bir Şehir. Şaşkın ördek gibi olduk. Alışmışız taşra havasına bize birkaç göbek fazla geldi Ankara.

Yavaş yavaş yerleştik yeni evimize. Derken is geldi çattı okul durumuna. Beni zar zor Bahçelievler Cumhuriyet lisesi orta bölümüne yazdırdılar. Gün geldi çattı. Rahmetli Annem elimden tutup beni okula götürdü. Tam ders saatiydi ve herkes dersteydi. Evde küçük kardeşlerim yalnızdı. Annem mecbur eve gidecek, dedi ki oğlum bak burası senin sınıfın bekle arkadaşların çıkınca teneffüse, onlar girerken sende girersin içeri diyerek beni bırakıp gitti. Tabii bu arada belirteyim o zamanlar Türkiye’nin birçok yerinde Okullarda Resmi kıyafet var. Bizde Samsundayken Kasket Kravat ve Ceket ile Okula giderdik. Burada da öyle olduğunu düşünerek ayni ciddiyetle güzel bir şekilde hazırlayıp beni okula öyle bıraktı Annem. İşte böyle bir tipi gözünüzün önüne getirin. Baraka bir sınıfın kapısının önünde bekliyor. Derken zil çaldı Aman Allah’ım hurra sınıf boşalıyor.

İlk çıkan çocuklar beni görünce bir durakladılar baktılar şaşkın. Kasketli Kravatlı Ceketli bir tip. Bende bos bulundum ve sordum Samsun’da kaldığımız süre içerisinde kaptığım Laz şivesiyle, Ula burası 1 G mudur da diye. Öyle bir tip ve böyle soru karşısında çocuklar bir an durakladıktan sonra koştular içeri ve bağırarak, koşun bir Laz geldi. Eyvah bütün sınıf üzerime geldi. Kimi şapkamı kapıp ondan ona attı, kimi kravatımı söküp koşturdu kimi de ceketimi çıkarmaya çalıştı. İmdadıma zil ile sınıfa gelen öğretmen yetişti. Onu görünce ağlamaya başladım. Zira korkuyordum. Eyvah Kasketim Kravatım ve Ceketim yoktu. Öğretmen kızacaktı. Durumu Anlayan öğretmen beni alıp bir yere oturttuktan sonra çocukların yaptıklarının ne kadar yanlış olduğunu ve benim üzülmememi söyledi. Bende böylece Şehirde okul ve Yaşantısıyla arkadaşlığın nasıl olduğunu anlayarak tanışmış oldum…. Devamı yarın

 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Oguz Göksu'nun Anıları

Bugün günlüğümde bahsettiğim gibi Aksam eve geldiğimde Hava şartları beni bu Sayfaya yönlendirdi. Bundan böyle burada Geçmişten bugüne ve gelecek günler dede olan anılarıma hatırladığım ve bildiğim do

 
 
 
Anılarıma devam

Kaldığım yerden devam ederken isterseniz biraz Samsun’daki yaşantımızdan hatırımda kalan Anılarımdan bahsedeyim. Samsun’a Sivas Yıldızeli köyünden Babamın Tayini ile geldik. Babam iyi bir Devlet memur

 
 
 

Yorumlar


bottom of page