Ankaradan Anılar 4
- Oguz Göksu
- 19 Ara 2024
- 2 dakikada okunur
Artık kritik Gençlik yaşları. Ankara Bahçelievler Atatürk Lisesi 1.nci Sınıftayım. Hatırımda kalan anılarımda biri de sene içerisinde sınıfla birlikte Ürgüp’e yaptığımız bir Otobüs gezisi. Tüm sınıfla yola çıktık sınıfın güzel kızlarından biri takmış kafayı bana. Gel dedi bir oyun oynayacağız. Nasıl dedim, dedi ki göz göze bakışacağız ve kim gözünü kırparsa o kaybedecek. Ne o ne ben göz kırpmadan bakıştık durduk. Arkadaşların Ürgüp’e geldik uyarısıyla uyandık. Serhoş gibiydim ama etkilenmedim desem yalan olurdu. Lakin o güzele ve yaşadığım o ana rağmen ben cins Sınıftan bir başkasına çocukluk bu ya gönül vermişim. O an geçti gitti bu güzel kız ve ben yine gönlüme yönlendim. Ama karşılık alamıyorum. İşin gençlik aşkları böyleyken zaman zor ve kötü. Siyasi çalkantı başlamış. Sağ sol derken bende kendimi solcuların arasında buluverdim. Memur çocuğusun gariban yetişiyor ve belli bir sınıfla büyüyorsun. Mahallemiz ve Okulumuz öyle bir durumdaki Komşu çocuğu veya sınıf arkadaşın Sağcı veya o zamanki Bozkurt sense solcusun. O zamanlar Mahallemiz Bahçelievler’de arkadaşlarımızdan 10 Tanesi bozkurtlar tarafından katledildi. Zor bir o kadarda tehlikeli günler yaşıyoruz. Tabii bu arada ben yine Lise 1 de takıldım. Aynı sınıfta 2. inci sene başlarken Ailem içerisinde yaşadığımız sıkıntılarla beraber bir arkadaşımdan duyduğum Ankara Otelcilik Okuluna yatılı olarak baş vurdum. İmtihanı kazanarak Babamın tüm itirazlarına rağmen evimize 1 km uzaktaki okuluma Yatılı olarak başladım. Bu arada o zamanlar Turizm şimdiki gibi değil. Okumuş eleman yok Sendika dönemi. Devlet bu konuyu kazanmak için hem yatılı alıyor okula hem de her ay 250 TL burs veriyor. Hafta içi okulda yatlı kalıp eğitim alıyor hafta sonunda eve gidip ailemle birlikte oluyordum. İlk bursum olan 250 TL’yi anneme verdiğimde çok gururlanmıştım. Babamsa bana hala çok kızıyordu. Hiç unutmam bana dedi ki oğlum uşak olman için okumana gerek yok ve biz uşak olacak toplum değiliz….


Yorumlar